9 Şubat 2018

OCAK KİTAPLARI





  Eskiye yani kızım doğmadan önceye göre çok daha az okuma fırsatım oluyor. Ama yine de hiç bir günüm yok ki bir sayfa kitap okumadan geçsin. Arada derede olsa da bazen günde tek sayfa olsa da Ocak ayında bu üç kitabı okudum.

59 Saniye : Bu kitap bana Alimin yeni yıl hediyesiydi. Bir kişisel gelişim kitabı olmasına rağmen size şunu yapın, böyle düşünün, öyle davranın gibi bıdı bıdılar etmiyor. Gereksiz vaadlerde bulunmuyor. Psikoloji, davranış bilimleri ve alışkanlıklar konularında bilim insanlarınca yapılan araştırmalar doğrultusunda size yol gösteriyor. Doğru söylemek gerekirse tamamını keyifle okumadım. Ama yine de ilgiyle okuduğum bölümleri oldu. Hiç bilmediğim şeyler öğrendiğim oldu. Yani okuduğuma değdi.

Yerdeniz Büyücüsü : Fantastik ve bilim kurgu kitaplarla aram pek iyi olmadı. Bu sene çizgimin dışında şeyler okumaya da karar verdim. Her konuda rutini kırma yılı bu yıl benim için. Uzun süredir duyduğum ama ön yargıyla yaklaştığım bir yazar seçtim. Ursula K. Le Guin. Ahhh nasıl pişman oldum kitaba başlayınca. Neden bunca yıl okumadım ki. Kimbilir daha neleri engelliyoruz ön yargılarımız yüzünden. Bu kitabı okumaya devam ederken Ursula bize veda etti. Sanki çok uzaklarda yaşayan,
görüşmediğim ama varlığının bana iyi hissettirdiği birini kaybetmiş gibi hissettim.
Yerdeniz Büyücüsü altı ciltlik bir serinin ilk kitabı. Biter bitmez devamını okumak istesem de ikinci kitabı gelecek aya erteledim. Hemen bitmesini istemiyorum.

Dünya'nın On Dört Günü: Aslı Eti anlatımına hayran olduğum bir yazar. Öyle ki kendinizi yazdıklarına bıraktığınızda, sizi götürdüğü güzelliğin, ahengin içine dalıyorsunuz. Önce "Unutma Beni" kitabını okudum. Kısa bir süre sonra da "Dünya'nın On Dört Günü" çıktı. Ne konusunu okudum ne de araştırdım. Hiç düşünmeden aldım. Sanırım bundan sonraki kitapları için de aynı şeyi yapacağım.

20 Ocak 2018

YAZASIM VAR

Merhaba

   Ben Nazlı.Yılların blog okuyucusuyum. Sonra bir gün heves ettim açtım bu bloğu. Baktım da tarih 2012'ymiş. Hey gidi zaman. Neyse,bir kaç post yazdım ama devamı gelmedi. Kotaramadım yani bu işi. Şimdilerde yazasım var yine. Niye olmasın dedim. Bir başlayayım bakalım dedim. Umarım bu sefer daha başarılı ve uzun süreli olur blog maceram.

   Eee ne yazarım peki ben.Valla öyle ne büyük büyük laflarım, ne de elime şu döktürtmeyecek el becerilerim  ya da bir konuda uzmanlığım var.Ama dedim ya yazasım var diye.Olduğu kadar yazarım dedim bende. Okumayı severim o halde okuduklarımdan bahsetsem olur herhalde. Örgü örmeyi, kanaviçe işlemeyi severim. Az biraz da gelir elimden. Gezdiğimi gördümü anlatmayı da pek severim. E bunlarda tamam. Anneyim ya birde hani, hatta en güzeli bu sanırım. Kızımı büyütürken sürekli yeni şeyler öğreniyorum. Bunları paylaşmak da faydalı olabilir belki.

   Başka neler olur bilmiyorum şimdilik ama güzel olsun.Olur değil mi?